Van Gogh sevenler Doctor Who'nun bu bölümünü mutlaka izlemeli... İşte şu da linki:
http://www.yabancidiziizle1.com/doctor-who-5-sezon-10-bolum.html
Ayrıca bugün Doctor Who'nun 50. yılı...
Jared Diamond'ın Tüfek, Mikrop ve Çelik'ini okuyanlar bu bakış açısına yabancı olmayacaktır. Kitabı bir kitapçının raflarında kapak resmi ve ismi dikkat çekici olduğu için görüp, daha eline alırken kalınlığının bir parmaktan daha fazla olduğunu anlayıp (662 sayfa) hemen geri yerine bırakanlar için belgeselini de yapmışlar: http://www.youtube.com/watch?v=-XynmtoTgNA
“Hilal islamiyetten önce de Türklerin simgesi. Otağıların bir tanesinin başında hilal vardı, orada şaman otururdu, Türkler islamiyeti kabul ediyorlar ama eski dinlerinin simgesini de unutmuyorlar; onu alıp yeni dinlerinin en uç noktasına koyuyorlar. Pek çok hilalli bayrak gördüm ben ama hilali teke indirgeyip yanına yıldızı koyan Üçüncü Sultan Selim. O yıldız sekiz köşeli; sekiz köşeli yıldız şekil bilimde zaferi simgeler. Hilal ve zafer…Üçüncü Selim diyor ki, bundan böyle herkes tek hilalin altına gelecek. Ardından da yanına zaferi koydu. Ne zaman beş köşeli oluyor yıldız? Onun da ismi Sultan Abdülmecid’dir. Abdülmecid diyor ki, sarayın zafer madalyaları hep sekiz köşeli, de ki hilal teke indi, yıldızın da bir orjinalliği olsun, beşe indiriyor. Sekiz köşeli yıldız şekil bilimde zafer demek, peki ya beş köşeli yıldız ne anlama geliyor? Tek bir anlamı var: İnsan. Yani Ay’a ilk insanı biz gönderdik.”

Para amaç değil araçtır. Peki o zaman amaç nedir? Ya da şöyle sorayım; para araçsa, parayı kazanmak (araca ulaşmak) için yaptığımız iş nedir? Yoksa bu “iş” midir amaç? Öyleyse; ters olmadı mı, yani araca ulaşmak için amacı gerçekleştirmek… Sanırım ilk cümlede amaç yerine hedef sözcüğünü kullanmalıydık: Para hedef değil araçtır. Para araç; ve amaç da hedefe ulaşmaksa, o zaman hedef nedir? Biri açıklasın…
[(Para x Amaç) ^ (Para = Araç)] => Amaç = ?
[(Para = Araç) ^ (İş => Para)] => İş =?
İş =? Amaç
(İş = Amaç) =>
Amaç => Araç ??? (ters olmadı mı)
[(Para x Hedef) ^ (Para = Araç) ^ (Amaç => Hedef)] =>
Hedef = ? İmdat…
Galiba : Hedef = Yaşamak
Para => Yaşamak
İş => Para
Araç = İş Nasıl yani? Böyle olmamalı… Bir yanlışlık var ama nerede?

Konusu çok ilginç gelmeyebilir herkese ama kurgu, diyaloglar ve “zeka”yı kullanma biçimi muhteşem…
http://www.animefreak.tv/watch/death-note-episode-1-english-dubbed-online-free adresinden İngilizce dublajlı ya da altyazılı olarak izleyebilirsiniz. (37 bölüm)

Çok konuşuldu, yazıldı çizildi… Ben, biraz (biraz mı?!) geç kaldım sanırım. Ama şundan eminim ki 29 Ekim günü, tıklım tıklım sinema salonundan çıkarken düşündüklerim neyse bugün de aynı... Yani ben filmi beğendim (sen kimsin?).
Bazı yanlışları olduğu kesin, burada bunları tek tek yazmayacağım, fakat bazı “yanlış” lara da itirazım var:
“Atatürk’ün insani yönünü göstermeye ne gerek vardı!”. Asıl buna gerek vardı, onu yüce bir varlık sananlar, onu bir peygamber yerine koyanlar için…(onu derken “o” yu büyük harfle yazmıyoruz yani).
“Atatürk karanlıktan mı korkuyormuş”. Filmi izlerken böyle bir izlenime hiç mi hiç kapılmadım.. Cemal Granda’nın anılarını da mı okumadınız yahu! Gece okuyor, yazıyor, çalışıyor, gündüz uyuyor. Bu sadece bir alışkanlık, karanlıktan korkmak değil.
“Atatürk yalnız değildi”. Bu öyle bir yalnızlık değil ki zaten… Bir dahinin kendi zeka seviyesinde konuşacak kimseyi bulamaması gibi bir yalnızlık bu.
“Bazı kesimlere çok malzeme verilmiş”. Bunun cevabı belgeselde Atatürk’ün “neden cahillerin seviyesine ineyim, onları kendi seviyeme çıkarırım. Ben onlara değil onlar bana benzesin” sözlerinde saklı… O kesimlerin istediği gibi mi anlatacaktık Atatürk’ü?
“Atatürk’ün insani yönleri bu kadar mı? Hayvan sevgisi, ağaç sevgisi nerede?” E o yönlerini de siz anlatın bir film yapıp da… Can Dündar demiyor ki Atatürk’ün bütün insani özellikleri bunlardır diye… Onun (nun kesme işareti ile ayrılmaz) tek bir filme sığdırılma imkanı var mı ki!
Atatürk’ü anlatan film çok az… Öyle olmasaydı, “Mustafa” bu kadar göze batmazdı. “Ha bu da şu yönlerini anlatan bir tanesi” denirdi. Asıl tartışılması gereken bu bence: “Neden Atatürk’le ilgili daha çok film yok?“ Böyle filmlerin teşvik edilmesi gererkmez mi? “E Sarı Zeybek var ya Sertaç!” Tamam da onu da Can Dündar yapmamış mıydı?





