21 Kasım 2007 Çarşamba

Ve işe başladım...



Okul, askerlik derken,sonunda çalışma hayatına da atıldım.Bu duruma alışmak biraz zaman alıcak sanırım...

17 yıl boyunca, öğrencilikten başka birşey yapmamış,bundan başka bir hayatı bilmeyen insanlardık.O yüzdendir ki hiçbir zaman okulun biteceğini düşünemezdim ben. Hiç bitmiycekmiş gibi gelirdi. "Gençliğinizin, öğrenciliğin kıymetini bilin evladım " diyen amcalar, teyzeler geldi aklıma geçen gün. O günlere dönmek isteyecek miyim acaba ben de diye düşündüm...Sanırım cevabım belli: "HAYIR". Çünkü her şey tadında güzel kanımca :) Kanımca kararımca karınca misali çalıştıkça,ulaştıkça,başardıkça, japonca maponca geldik 24 yaşına.O günleri de zaten dolu dolu yaşadım ben be!
......

Bugün işten eve geldiğimde akvaryumdaki yavrulukta 4-5 gündür doğum yapmayı bekleyen "lepistes"imin 5 tane minik yavrusu olduğunu gördüm.İki küçük siyah nokta ve şeffaf bir kuyruk...Ufacık bir akvaryumun içinde geçirecekler hayatlarını, hiç farkında bile olmıycaklar bu durumun, böyle bi şansları da yok zaten. Biz de böyle miyiz acaba?? Gözümüzdeki cam çerçevelerin dışındaki dünyayı göremiycek kadar küçük müyüz? Hayat complex conjugate continious bir consciousness ya da unconsciousness full of confusions. C for Cendetta oldu bu da, güzel oldu :)

14 Kasım 2007 Çarşamba

06 T 2007


Sağlık raporu almak için dokuduğum numune-mithatpaşa mekiğinde, uzaydan dünyalı taksicilerin fotoğrafını çektim.Daha önceki tecrübelerimle birlikte banyo ettiğim filmlere şimdi ışıkta bi bakalım...(Fen bilgisi kitabı bölümlerinin sonundaki deney kısımları gibi oldu yaw,neyse...)

Kare 1:

- Ben bu direksiyonla 5 çocuk okuttum evlat...

Helal olsun abiye walla, kolay değil.

Kare 2:

- Babaya saygı çok önemlidir...

Artık o gün ne yaşadıysa amca çocuklarıyla, konuyu bi yere de bağlayamadık;Tabi önemlidir babalar...tabi...

Kare 3:

- Kısa mesafeye gidiyosun zaten hayret bişey,ama yanlış anlama lafım sana değil...

Kime lafın? Arabada başkası mı var benim göremediğim!Ha anladım, lafın bana değil mesafeleri kısa yapanlara !?

Kare 4:

- Haydi Bozbeyi, hadi oğlum...kop da gel!....Tüh gene yattık aq.

Yorum yok :)

Kare 5:

-O ne elindeki?
-Sağlık raporu,bir haftadır bunun için koşturuyorum.
-Ne için aldın onu?
-İşe girmek için istiyolar.
-Nerede işe giriyosun?
-Aselsan, mühendis olarak.
-Hiç bi iş bizim işimizden zor olamaz!

Tamam da ne bağırıyon!... demedim tabi. "Tabi bütün gün trafiktesiniz, zor hakkaten. Biz yarım saat çıkıyoruz, sinir olup dönüyoruz eve."

21 Ekim 2007 Pazar

ezginin günlüğü konserine gitmek...


otobüse binip kızılaya gelmek,tunalıya yürümek ve saklıkentin kapısında sıraya girmek...

içeri girerken uzun saçlı fotoğraf olan ehliyeti göstermek ve izbandudu şaşırtmak...

önce oturacak yer bulamayıp, sonra üst katta en arkadaki minderlere "yatmak"...

önce bülent ortaçgil...

7 milyona tuborg içmek...

sensiz olmaz, benimle oynar mısın?

otur otur bi yere kadar...

ve ezginin günlüğü...

bülent ortaçgil'in tuvalete giderken kimseye aldırmadan - ve kimse de ona aldırmadan-önünden geçmesi ve bunu gece boyunca birkaç defa tekrarlaması...

buradan iyi görülmüyo, başka yere geçelim...

sigaramın dumanına sarıp, saklamak seni...

nadir göktürk'ün sakalı ne kadar uzun yahu...

aşk hiç biter mi? bilmem... bitmez herhalde...biter biter...dimi ??

eylem atmaca; sesi ne güzel...

eksik bişey mi var hayatımda, gözlerim neden sık sık dalıyor...

nereye gitsem mavi,yastıklı şarkı...

-ne diyo ? - hayat niye kirlenir diyo... kirlenir hayat evet, kirlenir...

bitmesin... bi daha bi daha!!

mutlu olmak...

eve dönmek...

hüzünlenmek...